TBMM’de Sumud Filosu tezkeresi oy birliğiyle kabul edildi

TBMM Genel Kurulu’nda, İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik silahlı müdahalesine ilişkin Meclis Başkanlığı Tezkeresi oy birliğiyle kabul edildi. Numan Kurtulmuş imzalı metinde, alıkonulan 175 aktivistin derhal serbest bırakılması çağrısı yapıldı.

TBMM’de Sumud Filosu tezkeresi oy birliğiyle kabul edildi
Yayınlanma: Mayıs 3, 2026 Güncelleme: Mayıs 3, 2026

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik silahlı müdahalesine ilişkin Meclis Başkanlığı Tezkeresi oy birliğiyle kabul edildi. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş imzasını taşıyan metinde, müdahale uluslararası hukukun ihlali olarak değerlendirilirken, “açık bir savaş suçu” ifadesi kullanıldı. Tezkerede, aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu toplam 175 aktivistin alıkonulduğu hatırlatılarak, bu kişilerin derhal serbest bırakılması çağrısı yapıldı.

Tezkere Genel Kurul’da oy birliğiyle kabul edildi

TBMM Genel Kurulu’nda ele alınan Meclis Başkanlığı Tezkeresi, İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik silahlı müdahalesine ilişkin değerlendirmeleri içerdi. Genel Kurul’daki görüşmelerin ardından tezkere oy birliğiyle kabul edildi.

Kararın tüm siyasi partilerin ortak desteğiyle geçmesi, Meclis’te nadir görülen bir siyasi uzlaşı olarak değerlendirildi. Genel Kurul’da söz alan siyasi parti temsilcileri de tezkereye destek verdi.

Metinde “açık bir savaş suçu” vurgusu yapıldı

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş imzasıyla okunan tezkerede, İsrail’in müdahalesinin uluslararası hukuku ihlal ettiği belirtildi. Metinde, söz konusu müdahale “açık bir savaş suçu” olarak nitelendirildi.

Tezkerede ayrıca İsrail’in eylemlerinden dolayı uluslararası mahkemelerde hesap vermesi gerektiği vurgulandı. Türkiye’nin bu süreci uluslararası hukuk zemininde yakından takip edeceği ifade edildi.

Alıkonulan aktivistler için serbest bırakma çağrısı

Tezkerede, Küresel Sumud Filosu’na yönelik müdahale sonrasında aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu toplam 175 aktivistin alıkonulduğu hatırlatıldı. Bu kişilerin derhal serbest bırakılması için İsrail’e çağrı yapıldı.

Metinde aktivistlerin durumuna ilişkin uluslararası hukuk çerçevesinde hareket edilmesi gerektiği vurgulandı. Türkiye’nin, alıkonulan kişilerin serbest bırakılması ve sürecin takip edilmesi konusunda gerekli hassasiyeti göstereceği belirtildi.

Gazze’ye insani yardım vurgusu

Tezkerede Gazze halkına kesintisiz ve kapsamlı insani yardım ulaştırılmasının önemine de dikkat çekildi. İsrail’in yardım faaliyetlerini engellediği belirtilerek, insani yardım çalışmalarının önündeki engellerin kaldırılması gerektiği ifade edildi.

Metinde, Gazze’ye yönelik yardım faaliyetlerinin uluslararası hukuk ve insani sorumluluk çerçevesinde ele alınması gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda, insani yardımların düzenli ve kapsamlı şekilde ulaştırılmasının önemi öne çıkarıldı.

Tüm partilerden ortak destek geldi

Genel Kurul’da söz alan siyasi parti temsilcileri, Meclis Başkanlığı Tezkeresi’ne destek verdi. Tezkerenin oy birliğiyle kabul edilmesi, konuya ilişkin Meclis’te ortak bir tutum sergilendiğini gösterdi.

Bu ortak destek, İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik müdahalesine karşı TBMM’nin bütünlüklü bir tavır aldığını ortaya koydu. Kararın ardından süreç, Türkiye tarafından uluslararası hukuk zemininde izlenmeye devam edecek.

Türkiye süreci takip edecek

Tezkerede Türkiye’nin, İsrail’in eylemlerine ilişkin uluslararası hukuk yollarını yakından izleyeceği ifade edildi. Metinde, olayın yalnızca siyasi değil, aynı zamanda hukuki bir mesele olarak değerlendirildiği belirtildi.

Alıkonulan aktivistlerin serbest bırakılması, Gazze’ye insani yardım ulaştırılması ve uluslararası hukuk sürecinin işletilmesi, tezkerede öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. TBMM’nin oy birliğiyle aldığı karar, bu konularda ortak bir yaklaşım ortaya koydu.

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen tezkereyle birlikte, İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik müdahalesine karşı Meclis’in ortak tutumu kayıt altına alınmış oldu. Türkiye’nin, alıkonulan aktivistler ve insani yardım sürecine ilişkin gelişmeleri uluslararası hukuk zemininde takip edeceği vurgulandı.