Müze ve ören yerlerinde dijital dönüşüm: 216 noktada Müzekart değişiyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Telekom arasında imzalanan protokolle Türkiye genelinde 216 müze ve ören yerini kapsayan dijital dönüşüm süreci başlatıldı. İstanbul’da duyurulan proje kapsamında yerli ve milli dijital altyapı ile müze deneyiminin yeniden yapılandırılması hedefleniyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Telekom arasında imzalanan protokol kapsamında Türkiye genelindeki müze ve ören yerlerinde kapsamlı bir dijital dönüşüm süreci başlatıldı. İstanbul’da duyurulan proje ile 216 müze ve ören yerinde yerli ve milli dijital altyapı kullanılması planlanırken, kültürel mirasın yönetiminden ziyaretçi deneyimine kadar birçok alanda yeni bir sistemin devreye alınacağı açıklandı.
Protokol ile başlayan dijital dönüşüm süreci
İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleştirilen tanıtımda Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, kültürel mirasın geleceğine yönelik yeni dönüşüm sürecini kamuoyuna duyurdu. İmzalanan protokol ile müze ve ören yerlerinde dijitalleşmeyi esas alan bütünleşik bir yapı oluşturulacağı ifade edildi.
Bakanlık ve Türk Telekom arasında hayata geçirilen modelin yalnızca mevcut sistemlerin güncellenmesi değil, aynı zamanda kültürel mirasa ilişkin verilerin ülke sınırları içinde korunmasını hedefleyen stratejik bir dönüşüm olduğu belirtildi. Bu kapsamda dijital egemenliğin güçlendirilmesi ve veri güvenliğinin sağlanması temel amaçlar arasında yer aldı.
Müze yönetiminde yeni dönem ve kapsamlı yeniden yapılanma
Yeni sistemin Türkiye genelinde farklı işletme modelleriyle yönetilen yaklaşık 70 müze ve ören yerini, Bakanlık personeli tarafından hizmet verilen 118 noktayı ve 2026-2027 yıllarında açılması planlanan 28 yeni müze ve ören yerini kapsayacak şekilde genişletileceği açıklandı.
Bu yapıyla birlikte gişe operasyonları, müze mağazaları ve ticari alanların tek bir çatı altında yönetileceği ve hizmet standartlarının ülke genelinde daha yeknesak bir yapıya kavuşacağı ifade edildi. Böylece müzelerin yönetiminde parçalı yapının yerine merkezi ve dijital destekli bir sistemin devreye alınması hedefleniyor.
Teknoloji ile desteklenen yeni ziyaretçi deneyimi
Dönüşüm kapsamında müze ziyaretçilerinin deneyiminin de önemli ölçüde değişeceği belirtildi. Fiber altyapılar, yaygın Wi-Fi sistemleri ve 5G entegrasyonu ile desteklenecek yeni yapıda akıllı biletleme sistemleri, çok kanallı dijital ödeme çözümleri, yapay zekâ destekli veri analitiği, AR ve VR teknolojileri ile sesli rehber sistemlerinin kullanılacağı ifade edildi.
Bu teknolojiler sayesinde ziyaretçilerin yalnızca bir müzeye giriş yapmayacağı, aynı zamanda çok boyutlu bir kültür ve tarih deneyimi yaşayacağı vurgulandı. Akıllı ziyaretçi uygulamaları ile müzelerin klasik sergi alanlarından çıkarak yeni nesil deneyim merkezlerine dönüşeceği kaydedildi.
Veri güvenliği ve yerli altyapı vurgusu
Dijital dönüşüm sürecinin önemli başlıklarından birini veri güvenliği ve veri egemenliği oluşturuyor. Açıklamalarda, kültürel mirasa ilişkin verilerin stratejik bir değer olduğu ve bu verilerin yerli ve milli altyapılar üzerinden korunacağı ifade edildi.
Türk Telekom’un teknoloji birikimi ile hayata geçirilecek sistem sayesinde tüm verilerin ülke sınırları içerisinde tutulacağı, bunun da dijital bağımsızlık açısından kritik bir adım olduğu belirtildi. Kültürel miras verilerinin korunmasının, aynı zamanda kültürel egemenliğin de bir parçası olduğu vurgulandı.
Müze mağazaları ve ticari alanlarda yeni yapı
Protokol kapsamında yalnızca dijital biletleme sistemlerinin değil, müze mağazaları, kafeteryalar, satış alanları ve ziyaretçi hizmetlerinin de yeniden yapılandırılacağı açıklandı. Bu alanlarda Geleneksel Türk El Sanatları, Türk Lokumu, Türk Kahvesi ve UNESCO listesinde yer alan somut olmayan kültürel miras ürünlerine yer verileceği ifade edildi.
Ürünlerin, Bakanlık tarafından belgelendirilmiş sanatçılar ve ustalardan temin edileceği, bu sayede hem kültürel mirasın korunacağı hem de geleneksel üretimin destekleneceği belirtildi. Ayrıca Türk Telekom’un dijital satış kanalları üzerinden bu ürünlerin yurt dışına açılmasının planlandığı aktarıldı.
Uzun vadeli tasarruf ve kimlik kartı ile Müzekart geçişi
Yeni sistem kapsamında mevcut 292 personelin farklı birimlerde değerlendirileceği, buna bağlı olarak yıllık yaklaşık 400 milyon liralık tasarruf sağlanacağı ifade edildi. 10 yıllık projeksiyonda bu tasarrufun yaklaşık 8 milyar liraya ulaşacağı belirtildi.
Yeni sistemin en dikkat çeken uygulamalarından biri ise kimlik kartlarının Müzekart olarak kullanılabilmesi olacak. Mevcut kartların geçerliliğinin devam edeceği, süresi dolan kartlar için ise Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartlarının Müzekart özelliği kazanacağı açıklandı. Vatandaşların e-Devlet ve mobil uygulama üzerinden işlem yaparak kimlik kartlarıyla doğrudan müze girişlerinden yararlanabileceği ifade edildi.
Dönüşüm sürecinin Türkiye’nin kültür ve turizm alanında dijital geleceğine yönelik uzun vadeli bir yatırım olduğu vurgulanırken, yeni sistemin kademeli olarak hayata geçirileceği belirtildi.