DSÖ Ebola salgınını uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etti
Dünya Sağlık Örgütü, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Uganda’daki Ebola salgınının uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu oluşturduğunu açıkladı. DSÖ, salgının pandemi kriterlerini karşılamadığını ve yayılma riskinin değerlendirildiğini bildirdi.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) ve Uganda’da görülen Ebola salgınına ilişkin değerlendirmesini paylaştı. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus tarafından yapılan açıklamada, salgının uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu oluşturduğu belirtildi. Ancak aynı değerlendirmede, mevcut durumun pandemi acil durumu kriterlerini karşılamadığı ifade edildi.
DSÖ’DEN EBOLA SALGININA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, KDC ve Uganda’daki Ebola salgınına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, Bundibugyo virüsünün neden olduğu salgının uluslararası sağlık gündeminde önemli bir yer tuttuğu ifade edildi.
Ghebreyesus, KDC ve Ugandalı yetkililerle yapılan görüşmelere de değinerek, salgının mevcut durumunun Uluslararası Sağlık Tüzüğü kapsamında değerlendirildiğini ve pandemi acil durumu kriterlerini karşılamadığını belirtti.
HALK SAĞLIĞI ACİL DURUMU VE ULUSLARARASI RİSK
Açıklamada, Ebola salgınının uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu oluşturduğu vurgulandı. Bununla birlikte, salgının kontrol altına alınmasına yönelik çalışmaların sürdüğü ve uluslararası yayılma riskinin değerlendirildiği kaydedildi.
DSÖ, değerlendirmelerin bilimsel veriler, ülkelerden gelen bilgiler ve mevcut kanıtlar doğrultusunda yapıldığını aktardı. Salgının yayılma potansiyelinin dikkatle izlendiği ifade edildi.
VAKA SAYILARI VE BÖLGESEL DURUM
16 Mayıs 2026 itibarıyla KDC’de Ituri eyaletinde, Bunia, Rwampara ve Mongbwalu bölgeleri dahil en az 3 sağlık bölgesinde 8 laboratuvar onaylı vaka, 246 şüpheli vaka ve 80 şüpheli ölüm bildirildi. Ayrıca KDC’den seyahat eden 2 kişide Uganda’nın Kampala kentinde laboratuvar onaylı vakalar tespit edildi.
Bunun yanı sıra Ituri’den Kinşasa’ya dönen bir kişide de laboratuvar onaylı vaka bildirildiği aktarıldı. Yetkililer, vakaların birbirleriyle görünürde bağlantısız olduğunu belirtti.
SAĞLIK ÇALIŞANLARI VE TOPLU ÖLÜM VAKALARI
Ituri bölgesinde Bundibugyo virüsü ile uyumlu toplu ölüm vakalarının bildirildiği ifade edildi. Ayrıca Ituri ve Kuzey Kivu bölgelerinde şüpheli vakaların tespit edildiği açıklandı.
DSÖ açıklamasında, sağlık çalışanları arasında da en az 4 ölüm vakasının kaydedildiği belirtildi. Bu durumun sağlık hizmetlerinde bulaşma riski ve enfeksiyon kontrolündeki eksikliklere dair endişeleri artırdığı ifade edildi.
ACİL DURUM KOMİTESİ TOPLANACAK
DSÖ, mevcut durumun uluslararası koordinasyon ve işbirliği gerektirdiğini vurguladı. Salgının boyutunun daha iyi anlaşılması, gözetim ve müdahale süreçlerinin koordine edilmesi gerektiği ifade edildi.
Bu kapsamda, Uluslararası Sağlık Tüzüğü çerçevesinde Acil Durum Komitesi’nin en kısa sürede toplanacağı ve geçici tavsiyelerin ele alınacağı bildirildi.
EBOLA SALGINININ TARİHSEL SEYRİ
Ebola virüsünün ilk kez 1976 yılında Sudan’ın Nzara ve KDC’nin Yambuku kentlerinde ortaya çıktığı hatırlatıldı. Hastalığın adını Ebola Nehri yakınındaki bir yerleşimden aldığı belirtildi.
2013 yılında Batı Afrika’da yayılım gösteren Ebola salgını, Gine, Liberya ve Sierra Leone’de 2014-2017 yılları arasında etkili olmuştu. Bu dönemde 30 bin kişiye virüs bulaştığı ve 11 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği bilgisi paylaşıldı.
GENEL DURUM VE TAKİP SÜRECİ
DSÖ, salgının kontrol altına alınması için uluslararası işbirliğinin önemine dikkat çekti. Sürecin yakından izlendiği ve ülkelerle koordinasyon halinde çalışmaların sürdüğü ifade edildi.